Ay Yıldız Felsefe

Ay Yıldız Felsefe Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Ay Yıldız Felsefe, Izmit.

Yaniii
25/02/2026

Yaniii

“Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şey...
25/02/2025

“Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış.
Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.
Tıkandı Baba, çay getir!
Tıkandı Baba, kahve getir!
Bu durum Sultan Mahmut'un dikkatini çekmiş.
– Hele baba anlat bakalım, nedir bu “tıkandı baba” meselesi?
– Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı baba.
– Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.
Tıkandı Baba da peki deyip başlamış anlatmaya;
Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. "Benimki de onlarınki kadar aksın" diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
Bu sefer içimden "Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi
kadar aksın" dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı. Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: "Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık", dedi.
O gün bu gün adım "Tıkandı Baba “ya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdi de burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz.
Tıkandı Baba'nın anlattıkları Sultan Mahmut'un dikkatini çekmiş.
Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına: "Her gün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın
koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz" demiş.
Sultan Mahmut'un adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba'ya baklavaları vermişler.
Tıkandı Baba baklavayı almış, bakmış baklava nefis.
– "Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel
yiyelim" diye içinden geçirmiş. Baklava tepsisini almış evin yolunu
tutmuş. Yolda giderken "Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim" demiş ve işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya. Taze baklava, güzel baklava!
Bu esnada oradan geçen bir adam baklavaları beğenmiş. Üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve Tıkandı Baba baklavayı satıp elde ettiği para
ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış.
Müşteri baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim,diğer dilim derken bir bakmış ki her dilimin altında altın var.
Ertesi akşam adam acaba yine gelir mi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı
getirmişler. Tıkandı Baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı yere gitmiş.
Müşteri hiçbir şey olmamış gibi: "Baba baklavan güzeldi.
Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım" demiş. Tıkandı Baba da "Peki" demiş
ve anlaşmışlar.
Tıkandı Baba'ya her akşam baklavalar gelmiş ve adam da her akşam Tıkandı Baba’dan baklavaları satın almış.
Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut: "Bizim Tıkandı Baba'ya bir bakalım" deyip Tıkandı Baba'nın yanına gitmiş. Bu sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş.
Girmiş girmesine ama birde ne görsün bizim tıkandı baba eskisi gibi darmadağın.
Sultan:
– "Tıkandı Baba sana baklavalar gelmedi mi?" demiş.
– Geldi sultanım!
– Peki, ne yaptın sen o kadar baklavayı?
– Efendim satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağ olasınız, duacınızım.
Sultan şöyle bir tebessüm etmiş.
"Anlaşıldı Tıkandı Baba anlaşıldı, hadi benimle gel" deyip almış ve devletin hazine odasına götürmüş.
"Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar gelirse hepsi senindir"
Tıkandı Baba o heyecanla küreği tersten hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda, düştü düşecek.
Sultan demiş; "Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle beraber git
onlar sana ne yapacağını anlatırlar" demiş ve askerlerden birini çağırmış.
"Alın bu adamı Üsküdar’ın en güzel yerine götürün ve bir tane taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafe arasını ona verin" demiş.
Padişahın adamları 'peki' deyip adamı alıp Üsküdar’a götürmüşler.
Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım, demişler.
Baba, "niçin?" demiş. Askerler: "Hele sen bir beğen bakalım" demişler.
Baba şu yamuk, bu küçük, derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline.
"Ne olacak şimdi" demiş.
"Baba sen bu taşı atacaksın ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını padişahımız sana bağışladı" demiş. Adam taşı kaldırmış tam atacakken taş elinden kayıp başına düşmüş.
Adamcağız oracıkta ölmüş.
Askerler bu durumu Padişah’a haber vermişler.
İşte o zaman Sultan Mahmut o meşhur
sözünü söylemiş:
“VERMEYİNCE MABUD, NEYLESİN SULTAN MAHMUT

FELSEFE Bir gün Sokrates bir adam tarafından saldırıya uğradı. Kaba ve medeniyetsiz bir adamdı, çirkin bir kavga diliyle...
20/01/2025

FELSEFE
Bir gün Sokrates bir adam tarafından saldırıya uğradı. Kaba ve medeniyetsiz bir adamdı, çirkin bir kavga diliyle bile tokatlıyordu . Bugün bile onun gibi çok var .. fikirlerini nasıl sunacaklarını bilmediklerinde agresif olurlar. Ama Sokrates nasıl tepki verdi? O hiçbir şey yapmadı! Bağırmadı, zorla cevap vermedi, hiçbir şey. Öğrencilerinden biri Sokrates'in davranışını sormuş, büyük filozof şöyle demiş: "Eşek tekme atsa, onu mahkemeye götürür müyüm?" "
Sokrates bize ne öğretiyor? Akıllı bir insan asla bir aptalın seviyesine inmemeli. Bazen sessizlik en zarif cevaptır. "Zerafet" kelimesinin Latince ışık anlamına gelen "elektro" kelimesinden gelmesi tesadüf değildir. Bu ne anlama geliyor? Demek ki zarif insan marka giysi giyen ya da pahalı eşyalara sahip olan değil, nasıl davranacağını, ne zaman konuşacağını, ne zaman susacağını bilendir.

Ahlak filozofu Sokrates, 51 tane jürinin önünde  yargılanmış ve idam kararı verilmiştir.İnfazı "baldıran zehiri" ile ger...
11/01/2025

Ahlak filozofu Sokrates, 51 tane jürinin önünde yargılanmış ve idam kararı verilmiştir.
İnfazı "baldıran zehiri" ile gerçekleşecektir .
Sokrates'in sevenleri,
"seni hapishaneden kaçıralım" diye haber yollarlar.
"Bu ahlâksızlıktır" der ve kabul etmez.
Uydur kaydır sözlere başvur jüri seni affedebilir deselerde,
ahlak filozofu bunu da kabul etmemekde ısrar eder.
Tarihe geçen savunmasında idam kararı veren jüriye şunları der.
"Ölümden korkulmaz, çünkü ölümün çaresi var.
Ölürsün kurtulursun.
Ama yanlış yapmanın çaresi yoktur.
Yaptığınız yanlış kıyamete kadar sizinle birlikte gelecektir."
Bugün 2500 yıl geçmesine rağmen, Sokrates'in ismini bilmiyen yok.
Peki onu mahkum eden jüri heyetinin isimlerini bilen varmı?
Yok!
"Şu hayatı öyle bir yaşa ki kapanışta kendini alkışlayabilesin..."
Sokrates......
NOT:
" Sokrates'i idam ettiren Melitos ve Anytos'tu.
Ama tarih Sokrates'i yazdı.
Tarih güçlüyü değil,
iyileri yazar "

İBRETLİK TAM "GÜNÜMÜZ...!"Platon, ‘’Filozoflar kral, krallar filozof olsaydı şehirler ışıl ışıl olurdu’’ sözü ile yöneti...
11/01/2025

İBRETLİK TAM "GÜNÜMÜZ...!"
Platon, ‘’Filozoflar kral, krallar filozof olsaydı şehirler ışıl ışıl olurdu’’ sözü ile yöneticilik için en uygun kişilerin filozoflar olduğunu savunurdu.
Çin’in Doğu Zhou Hanedanlığının bir imparatoru belki de böylesi bir fikre sahip olduğu için isminin anlamı “Bilge-Filozof Kong”’ olan Konfüçyüs’e Qufu şehrinin yönetimini teklif eder.
Konfüçyüs da, Hükümdar'ın bu isteği üzerine bir süre için şehrin yönetiminde olmayı kabul eder.
Konfüçyüs şehri yedi gün boyunca izler. Yedinci gün sonunda şehrin en yüksek memuru Şao Çeng’i idam ettirir. Cesedin üç gün açıkta kalmasını emreder.—
Konfüçyüs’ün öğrencileri bu duruma çok şaşırırlar ve yanına gidip sorarlar: ''Şao Çeng bu şehirde hatırlı ve kuvvetli bir adamdı. Şimdi şehrin yönetimini aldıktan sonra ilk işiniz onu astırmak oldu. Bu yaptığınız doğru mudur? Bildiğimiz kadarıyla bu adam haydutluk, hırsızlık yapmamıştı....''
Konfüçyüs “yaptığımın nedenlerini size anlatayım'' der ve anlatır:
‘’Dünyada beş ağır suç vardır. Haydutluk ve hırsızlık bunların arasında değildir, daha sonra gelirler. Bu beş suç şunlardır:
Birincisi; uyumsuz ve asi bir tabiatla birlikte gözüpeklilik…
İkincisi; aşağı bir hayat tarzıyla birlikte inatçılık…
Üçüncüsü; çenesinin kuvvetli olmasıyla birlikte yalancılık…
Dördüncüsü; herkesin ayıbını, kusurunu aklında tutmakla birlikte herkesle dost geçinmek…
Beşincisi; hak ve adalet duygusu olmamakla birlikte yaptığı haksızlıkları süslü ve parlak gerekçeler arkasına gizlemek.
Şao Çeng’de bunların beşi de vardı. Nereye gitse taraftar topluyor, hizipler yaratabiliyordu; aldatıcı fikirlerini parlak konuşmalarının arkasına gizleyebiliyordu, zulmüyle adaleti tersine çevirebiliyordu. Aşağılıklar birleştiği zaman ortaya çok güçlü bir kötülük çıkar. Ben de şehir halkı için tam yapılması gerekeni yaptım

"Aldatılmanın iki yolu vardır. Biri doğru olmayana inanmaktır; diğeri doğru olana inanmayı reddetmektir."Søren Kierkegaa...
10/01/2025

"Aldatılmanın iki yolu vardır. Biri doğru olmayana inanmaktır; diğeri doğru olana inanmayı reddetmektir."
Søren Kierkegaard
Danimarkalı bir filozof, teolog, yazar ve modern varoluşçuluğun öncüsü olarak kabul edilen Søren Kierkegaard (1813-1855), bu sözüyle bir yanda politikacıların süslü sözlerle sunduğu yanlışlara inanmayı seçenlere, diğer yanda gerçeği apaçık gördükleri halde onu kabul etmeyi reddedenlere işaret eder.
Eğitimsiz bir halk, eleştirel düşünmeyi başaramadığı için akılcı bir yaklaşım sergileyemez, gerçeği anlamlandıracak araçlardan yoksundur. Politikacılar ise bu zayıflığı kendi çıkarları için kullanır; yalanlar süslenir, gerçekler gözlerden saklanır. Ancak bir toplum, doğruyla bağını kopardığında yalnızca aldatılan değil, aynı zamanda kendi geleceğini tehlikeye atan bir yapıya dönüşür.
Kierkegaard'ın belirttiği gibi, aldatılmanın bu iki yolu, toplumun en büyük zayıflığı olduğu kadar, çözülmesi gereken bir yarasıdır. Bu döngüyü kıracak yegâne güç ise eğitim ve farkındalıktır.
Doç.Dr.Şafak Nakajima.
Günaydın umuda…💙

Ahlak filozofu Sokrates, 51 tane jürinin önünde  yargılanmış ve idam kararı verilmiştir.İnfazı "baldıran zehiri" ile ger...
02/01/2025

Ahlak filozofu Sokrates, 51 tane jürinin önünde yargılanmış ve idam kararı verilmiştir.
İnfazı "baldıran zehiri" ile gerçekleşecektir .
Sokrates'in sevenleri,
"seni hapishaneden kaçıralım" diye haber yollarlar.
"Bu ahlâksızlıktır" der ve kabul etmez.
Uydur kaydır sözlere başvur jüri seni affedebilir deselerde,
ahlak filozofu bunu da kabul etmemekde ısrar eder.
Tarihe geçen savunmasında idam kararı veren jüriye şunları der.
"Ölümden korkulmaz, çünkü ölümün çaresi var. Ölürsün kurtulursun.
Ama yanlış yapmanın çaresi yoktur.
Yaptığınız yanlış kıyamete kadar sizinle birlikte gelecektir."
Bugün 2500 yıl geçmesine rağmen, Sokrates'in ismini bilmiyen yok.
Peki onu mahkum eden jüri heyetinin isimlerini bilen varmı?
Yok!
"Şu hayatı öyle bir yaşa ki kapanışta kendini alkışlayabilesin..."

Harun Reşit savaşta esir aldığı düşman Generale :-Hayatını bağışlarım ama bir şartım var , der. ”Kadınlar hayatta en çok...
25/12/2024

Harun Reşit savaşta esir aldığı düşman Generale :-Hayatını bağışlarım ama bir şartım var , der. ”Kadınlar hayatta en çok ne ister.?” budur bilmek istediğim…
Bu sorunun yanıtını getir kurtar kelleni der.
General sorar soruşturur bu çetin sorunun yanıtını aramaya başlar ve Kafdağı’ndaki bir cadının bunu bildiğini öğrenir Günlerce gecelerce at koşturur,
cadıyı bulur ve sorar.:
-Kadınlar hayatta en çok ne ister.?
Korkunç cadı yanıt için öyle bir şart ileri sürer ki
yenilir yutulur cinsten değil…
-Evlen benimle.!..
O zaman öğrenirsin ancak istediğini…
Bu ölümcül teklifi kabul eder General ve doğru yanıtı alır almaz koşar Harun Reşit”e ve :
-Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket
etmek ister.!.
Harun Reşit Generalin hayatını bağışlar, ancak
General cadıya da evlenmek için söz vermiştir.
Neyse evlenirler. İlk gece General bir bakar ki , o korkunç cadı dünyalar güzeli bir afete
dönüşmüş karanlık odada…..
Konuşur cadı :
- Benim kaderim böyle….
Günün sadece yarısı güzel olabilirim, diğer yarısı çirkinim, der. Ne dersin.?
Geceleri seninleyken mi güzel olayım, yoksa sen gündüzleri dışarıdayken mi.?…..
General düşünür ve.;
- Sen bilirsin kararı kendin ver, der.
İşte o an korkunç cadı sonsuza dek güzel bir kadın olarak kalır.
Peki, bu öyküden çıkarılacak 3 ders nedir.?
1. Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek isterler.
2 .Özgür iradesiyle hareket eden bir kadın her zaman güzeldir.
3. İster güzel olsun, ister çirkin olsun her kadın aslında bir cadıdır.;
Hayatınız seçtiğiniz kadındır.
Zevkli bir kadına rastlarsanız zevkiniz,
Bilgili bir kadına rastlarsanız bilginiz,
Zeki bir kadına rastlarsanız zekanız gelişir.
Hayat kat kattır.
Babil”in Asma Bahçeleri gibi teraslar halinde yükselir ve bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür.
Ve bugün durduğunuz teras, seyrettiğiniz manzara, gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası, manzarası ve hayatıdır…
Hayatınız seçtiğiniz kadındır…!!!
~•~/ 🦅

Address

Izmit

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ay Yıldız Felsefe posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share